HASRET18.8.2019 21:06
"Yalnızlığını kalabalıkla doldurmasını bilmeyen kişi, telaşlı bir kalabalık içinde yalnız olmasını da bilmez."
...
HASRET18.8.2019 21:06
İki kere intihar fikri. İkincisinde, hala denize bakarken, şakaklarında ürkütücü bir yanık hissi. İnsanın kendini nasıl öldürdüğünü şimdi anlıyorum. Yine sohbet, laf çok ama söylenen az. Karanlıkta yukarı güverteye tırmanıyor, çalışmamla ilgili bazı kararlar verdikten sonra günü deniz, ay ve yıldızların karşısında bitiriyorum. Şu yüzeyi hafiften ışıltılı ama derindeki karanlığı hissediyorsunuz. İşte deniz bu ve ben denizi bunun için seviyorum! Yaşama çağrı, ölüme davetiye...
HASRET18.8.2019 21:06
Gecenin kokuları, toprak ve tuz kokuları şakaklarımı serinletiyordu. İşaretler ve yıldızlarla yüklü olan bu gecede kendimi ilk kez olarak, dünyanın kayıtsızlığına açıyordum. Dünyayı kendime bu kadar eş, böylesine kardes bulunca, anladım ki, eskiden mutluluğa ermişim, hatta hala da mutluyum....
HASRET18.8.2019 21:06
Gecenin kokuları, toprak ve tuz kokuları şakaklarımı serinletiyordu. İşaretler ve yıldızlarla yüklü olan bu gecede kendimi ilk kez olarak, dünyanın kayıtsızlığına açıyordum. Dünyayı kendime bu kadar eş, böylesine kardes bulunca, anladım ki, eskiden mutluluğa ermişim, hatta hala da mutluyum....
HASRET18.8.2019 21:06
Nedir yalnızlık ? Tek başına olmak mı? Kimsesizlik mi ? Sevgisizlik mi ? Karanlık mı yoksa aydınlık mı ? Ağlayamamak mı birinin omzuna başını koymadan ? Gülememek mi ? Beklemek mi paylaşacak olanı ? Kabullenememek mi paylaşılacakları ? Nefes alamamak mı ? İiçine çekebilmek mi hayatı ? Terketmek mi ? Terkedilmek mi ? Değilse ne ? Yoksa hala ben yalnızım diyebilmek mi ?